Bambu zemin kaplamasının sertliği, öncelikle çok yüksek yoğunluğundan kaynaklanır. Bambunun yoğunluğu genellikle 0,6 ile 0,8 g/cm³ arasındadır ve yüksek sıcaklık ve yüksek basınçla işlenmiş bambu zemin kaplaması yoğunluğunu 0,9 g/cm³ veya daha yukarı çıkarabilir. Buna karşılık, meşenin yoğunluğu yaklaşık 0,75 g/cm³, karpuz ağacının yoğunluğu ise yaklaşık 0,63 g/cm³'tür. Bu, bambu zemin kaplamasının birim hacim başına daha yoğun liflere sahip olduğu ve daha güçlü sıkıştırma ile aşınmaya dayanıklılığa sahip olduğu anlamına gelir. Bambunun yüksek yoğunluğu, büyüme biçimleriyle yakından ilişkilidir. Bambu, bir çim familyası bitkisidir ve gövdesi, sayısız boyuna yönlendirilmiş lif demetinden oluşur. Bu lif demetleri, büyüme sürecinde sürekli olarak birikir ve çelik çubuklara benzer bir yapı oluşturur. Bu doğal yüksek yoğunluk özelliği, bambu zemin kaplamasının ağır nesnelerin etkisi altında veya sık sık adım atılması durumunda bile bütünlüğünü korumasını sağlar.
Bambu zemin kaplamasının sertliği yalnızca bambunun doğal özelliklerine değil, aynı zamanda gelişmiş üretim süreçlerine de bağlıdır. Fabrikada bambu, sert ve dayanıklı bir zemine dönüşebilmesi için çok sayıda işlemden geçmelidir. Öncelikle olgun bambu şeritlere kesilir; ardından şeker ve nişasta, böcek istilasını ve küf oluşumunu önlemek amacıyla yüksek sıcaklıkta buharla kaldırılır. Daha sonra bambu şeritleri, kararlılıklarını sağlamak için nem oranları %8’in altına düşecek şekilde kurutulur. Ardından bambu şeritler, sertliğini artırmakla kalmayıp aynı zamanda kendine özgü bir renk kazandırmak üzere yüksek sıcaklık ve basınç altında karbonizasyon işlemine tabi tutulur. Son olarak bambu şeritler yapıştırılıp sıkıca preslenerek yoğun bir levha oluşturur. Bu yüksek sıcaklık ve yüksek basınçlı "dövme" işlemi, bambu zemin kaplamasının sertliğini daha da artırır ve çoğu geleneksel sert ağaç türünü bile geride bırakır.
Bambu zemin kaplamasının sertliği, benzersiz yapısal tasarımı sayesinde de artar. Fabrikalarda bambu zemin kaplaması üretmek için genellikle iki yapısal yöntem kullanılır: yatay yapı ve dikey yapı. Yatay yapı, bambu şeritlerinin düz bir şekilde dizilmesini içerir ve bambunun doğal dokusunu ortaya çıkarır. Bu yapı, estetik değer arayan tüketiciler için uygundur. Dikey yapı ise bambu şeritlerinin dikey olarak dizilmesini içerir ve bir "uç yüzey" etkisi yaratır; bu da zeminin sertliğini ve kararlılığını önemli ölçüde artırır. Yatay ya da dikey yapı olmasına bakılmaksızın, bambu zemin kaplamasının lifleri çaprazlaşan bir yapı gösterir ve bu "lif ağı", dış kuvvetleri eşit şekilde dağıtarak yerel aşınmayı azaltır. Ayrıca bambu zemin kaplamasının yüzeyi genellikle UV kaplama ile işlenir; bu da çizilmeye ve darbeye dayanıklılığını daha da artırır.
Sertlik dışında, bambu zemin kaplamasının çevresel avantajları da popülerliğinin önemli nedenlerindendir. Bambu, yalnızca 3 ila 5 yıllık bir büyüme döngüsüne sahip hızlı yenilenen bir kaynaktır; buna karşılık geleneksel sert odunlar olgunlaşmak için onlarca hatta yüzlerce yıl sürer. Bu hızlı yenilenme yeteneği, bambu zemin kaplamasını sürdürülebilir evler için ideal bir seçim haline getirir. Fabrikamızda her zaman çevre koruma kavramına bağlı kalırız; bambu zemin kaplamasının sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla düşük formaldehitli tutkal ve çevre dostu kaplamalar kullanırız. Ayrıca bambu yetiştiriciliği için kimyasal gübre veya pestisit gerekmez ve toprak ile su kaynaklarına verdiği kirlilik son derece düşüktür. Geleneksel sert odun zemin kaplamasına kıyasla bambu zemin kaplaması daha uygundur
Yüksek binalar, ticari yapılar veya el yapımı ahşap ihtiyaçlarınızla ilgili sorularınızı yapısal mühendislerimizle görüşün.
Stratejik Malzeme Planlaması